>myspace

myspace graphics

Kış Güneşi - Blogcu


Kış Güneşi

27.3.2006 - Mayonez Kavanozu ve İki Fincan Kahve

Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, O zaman mayonez kavanozu ve 2 fincan kahveyi hatırlayınız!
Bir gün bir profesör, masasının üzerinde birkaç kutu olduğu halde felsefe dersindedir.Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve içerisini tenis topları ile doldurur.Ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar,Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler,Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını,çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur.Ve öğrencileretekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar,Onlar da "evet" doldu derler Tekrar profesör masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça
kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları
doldurur.Ve tekrar öğrencilerekavanozun dolup dolmadığını sorar,Öğrenciler de koro halinde “evet” derler.Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler!

Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek “eveet”diyerek; ben “Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifadeetmeye çalıştım”der.Şöyle ki;Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; dininiz, ibadetleriniz, aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir. Şayet diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur.O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz, eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir.“Şayet kavanoza önce kum doldurursanız...” diye, anlatmaya devam eder, “çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz.Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır.Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz eden şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın. Sıhhatinize dikkat edin. Eşinizle yemeğe çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın.
Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin.Gerisi hep kumdur.Bu ara bir öğrenci parmağını kaldırır ve sorar; “Pekiyi, o iki fincan kahve nedir?” Profesör gülerek: “Bu soruyu sorduğuna sevindim. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar vakit ayırın!”

26 YorumYorum yaz!Bağlantı

23.3.2006 - Bilgi İşlemci ile İşletmeci

Balonla yolculuk yapan bir gezgin, kaybolduğunu anlayınca balonunu alçalttı ve aşağıda tarlaların arasında gezinen bir adama yaklaştı:

 

‘’Bana nerede olduğumu söyleyebilir misini??’’ diye seslendi.

 

Aşağıdaki adam hemen onu yanıtladı:

 

‘’Siz şu anda sıcak hava ile hareket eden bir balonun içindesiniz ve yerden on metre yukarıdasınız’’ dedi.

 

Balondaki kişi önce teşekkür etti, sonra yine sordu:

 

‘’Siz bilgiişlemci misiniz?’’

 

Tarladaki adam merakla sordu:

 

‘’Evet ama nasıl bildiniz?’’

 

‘’Zor olmadı. Bana söylediğiniz her şey teknik olarak çok doğru ama sonuçta hiçbir işime yaramıyor.’’

 

Soru sorma sırası bu kez aşağıdaki kişiye gelmişti:

 

‘’Siz de işletmecisiniz, değil mi?’’ diye sordu.

 

Bu kez balondaki gezgin hayret etti.

 

‘’Evet ama siz bunu nasıl bildiniz?’’

 

‘’Hiç de zor olmadı’’ dedi aşağıdaki adam. ‘’Nerede olduğunuzu bilmiyorsunuz, nereye gittiğinizi de bilmiyorsunuz ve benim yardım etmemi bekliyorsunuz. Sizle tanışmamızdan önceki durumunuzla şu anki durumunuz arasında herhangi bir fark yok ama, şimdi durumun sorumlusu olarak beni gösterebilirsiniz.’’

9 YorumYorum yaz!Bağlantı

16.3.2006 - Bu Hafta Beynine İyi Bak!

     Mümin Sekman'ın hazırladığı "Bu hafta beynine iyi bak!" adlı "beyin kullanma kılavuzu" kitapçığından birkaç alıntı:

 

  • Beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır. Önemli kararlarınızı açık havada yürürken alın.
  •  

  • Beyin örneklerle akıl yürütür. Kararsız kaldığınız bir durumda "Atatürk benim yerimde olsaydı ne yapardı?" diye düşünün.
  •  

  • Yabancı bir dil öğrenme ve ezber beyni güçlendirir. Her gün birkaç yeni kelime öğrenin ve kullanın.
  •  

  • Zihinsel jimnastik yapın. Bunun için başta Sudoku olmak üzere bulmaca ve satranç gibi oyunları kullanabilirsiniz.
  •  

  • Zihinsel rutinlerinizi kırın. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer alinizde taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin.
  •  

  • Zihinsel zevklerinizi zenginleştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş kitabından, birkaç cümle okuyun. Güzel bir resme bakın. Sevdiğiniz bir müziği gözleri kapalı dinleyin.
  •  

  • Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, düşünce kalitesini artırır.
  •  

  • İyi bir uyku kaliteli bir beynin temelidir. 24 saati geçen uykusuzluk sarhoşluğa benzer bir şekilde beyin fonksiyonlarını etkilemektedir.
  •  

  • Bol ve temiz "birinci el" oksijen beyin için çok önemlidir. Beyin vücuda alınan oksijenin dörtte birini tek başına tüketir.
  •  

  • Farklı düşünme tarzları beyni geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.
  •  

  • Kullanılmayan organ körelir. Sürekli TV seyrederek beyninizi düşük viteste çalıştırmayın. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi geliştirmez.
  •  

  • Beyin diyeti yapın. Beynimiz "garbage in garbage out" ilkesine göre çalışır. Yani beyninize çöp girerse, beyninizden çöp çıkar. Beyninizi neyle beslediğinize, midenizi neyle beslediğiniz kadar dikkat edin.
  •  

  • Kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız. Günde aklımızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkında?
  •  

  • Beynimiz kendisinin nasıl çalıştığı hakkındaki bilgi ve inançlarına göre çalışır. Beynin çalışması hakkında yanlış bilgilere sahip olduğumuzda, beynimiz de yanlış çalışır.
  •  

  • Başarı beyinde başlar. İnsan "kafadan" kaybeder! Bu hafta "beyin haftası." Aklımızı "başımıza" toplama haftası! Bu hafta kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha fazla kafa yorun:)
  • 9 YorumYorum yaz!Bağlantı

    14.3.2006 - Sütü Tanımlamak Einstein’a Kalınca...

     

    Onuruna verilen bir yemekte Albert Einstein’a evin hanımı, ‘’İzafiyet Teorisi’’nin ne olduğunu sordu. Einstein ev sahibesini şöyle yanıtladı:

    ‘’Hanımefendi, sıcak bir günde görme engelli bir dostumla bir çayırda yürürken, birdenbire ona, canımın bir bardak süt istediğimi söyleyeceğim tuttu. Dostum, ‘’Sütün ne olduğunu bilmiyorum’’ deyince, ben ‘’Beyaz bir sıvıdır’’ Diye yanıt verdim.

    Bu kez ‘’Sıvının ne olduğunu biliyorum ama, beyaz nedir?’’ diye sordu.

    Onun bu sorusunu ise şöyle yanıtladım:

    ‘’Beyaz, kuğu kuşunun tüylerinin rengidir’’ dedim.

    Tüyün ne olduğunu bildiğini söyledi, fakat kuğunun ne olduğunu sordu. Ona kuğuyu, yalnızca bu kuşa özgü özelliğiyle anlattım:

    ‘’Eğri boyunluı bir kuştur’’ dedim.

    ‘’Boynun ne olduğunu biliyorum ama’’ dedi ve sordu:’’’eğri nedir?’’

    Bunun üzerine sabrım taştı, adamın kolunu yakaladım ve dümdüz uzattım. ‘’Bu düzdür’’ dedim. Sonra da aynı konunu dirsekten büktüm ve ona ‘’Eğri’’yide anlattım: ‘’İşte bu da, eğri’’ dedim.

    Bunun üzerine arkadaşım, ‘’Haaa, şimdi anladım’' dedi. ‘’Sütün ne olduğunu...’’

     

     

     

     

     

     

    5 YorumYorum yaz!Bağlantı

    13.3.2006 - Bir Balayı ‘’Karışıklığı’’...

    Yeni evli çift balayı gezisine başlamak için bindikleri uçakta, yanyana oturabilecekleri yer bulamamışlardı ve bu nedenle yolculuk boyunca birbirlerinden ayrı yerlerde oturmak zorunda kaldılar.

    Uçak kalktıktan bir süre sonra, kadın üç günlük kocasına şöyle bir not yazdı:

    ‘’16C numaralı koltukta oturan, düşlerimin yakışıklısına...Sizi çok çekici ve dayanılmaz buluyorum. Bu gece buluşup, birlikte unutulmaz bir gece geçirebilir miyiz? 4C numaralı koltukta oturan hayranınız.’’

    Hostese rica etti ve notunu kocasına gönderdi. Birkaç dakika sonra hostes, elindeki tepside bir kokteylle geldi.

    ‘’notunuzu götürdüğüm kişi, önerinizden büyük bir gurur duyduğunu söyledi’’ dedi. ‘’Fakat balayı gezisinde olduğu için bu geceyi sizle paylaşamayacağından üzüntü duyduğunu bildirmemi istedi ve size bu kokteyli gönderdi.’’

    Kadın hostesin getirdiği kokteyli büyük bir zevkle içti. Yolculuk sonunda uçaktan inerken kocasının elini tutuyor ve hala gülmeye devam ediyordu.

    ‘’Haa... Bu arada teşekkür etmeyi unuttun’’ dedi. ‘’Gönderdiğin o nefis kokteyl için çok teşekkür ederim.’’

    Kocası merakla kadının yüzüne baktı:

    ‘’Ne kokteyli?’’ dedi. ‘’Ben sana kokteyl göndermedim ki...’’

    Kadın birden nazlanır gibi yaptı:

    ‘’Nasıl olur, canım? ‘’ dedi. ‘’16C numaralı koltuktaki adam bana başka ne göndermiş olabilir ki?’’

    Kocası bu kez hayretle baktı karısının yüzüne.

    ‘’Orasını bilemeyeceğim’’ dedi. ‘’Ben 14C numaralı koltuktaydım....’’

    4 YorumYorum yaz!Bağlantı

    8.3.2006 - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun

     

     

    Sevgili bayan arkadaşlarım Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun. Ve erkek arkadaşlarım sizlerinde annelerinizin , eşlerinizin, ablalarınızın vede kızlarınızın Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun.

    14 YorumYorum yaz!Bağlantı

    6.3.2006 - Bascho'dan

    Kumun üzerinde bırakılmış bir su tanesi

    Denizin unutkanlığıdır.

    Uzak dağlarda kalmış bir bulut,

    Rüzgarın unutkanlığıdır.

    Toprağa düşmüş gümüşlü bir kanat,

    Geçen kuşun unutkanlığıdır.

    Hayale dalmak ve ağlamak ihtiyacı

    Gençlik yıllarının unutkanlığıdır.

    5 YorumYorum yaz!Bağlantı

    1.3.2006 - gülümse

    Önce rahat olmayı dene.Ben bir karış mesafeden, gözbebeklerinde kendi mimiklerimi ve tebessümümü görerek, bu tonda konuşuyorsam seninle; gülümsemeni beklemeye hakkım var , değil mi?

    Kendini iyi hisset...

    VE GÜLÜMSE...

    Gülümseyen insanlarla mı yoksa gülümsemeyen insanlarla mı vaktini geçirmek isterdin? İşyerinde, verimin yükselir miydi, yüzüne baktığın herkes gülümsüyor olsaydı?

    Ve sokaktaki problemler insanlar gülümsediğinde mi gülümsemediğinde mi daha kolay çözüme ulaşırdı?

    Kendini iyi hisset...

    VE GÜLÜMSE...

    Gülümsediğinde kendini daha iyi hissedeceksin.Günün birinde yeni bir işyeri açmaya kalkarsam, benimle çalışan herkes önce gülümsemeyi bilenlerin arasından seçilecek. Ve sonra onlar problemlerin üzerinden gülümseyerek atlamayı öğrenecekler.Bütün kapıların üzerinde notlar olacak, kocaman:

    ‘’GÜLÜMSE’’

    Güleryüzlü insanlar işsiz kalmaz, aşksız kalmaz.

    Güleryüzlü insanlar eşsiz kalmaz, arkadaşsız kalmaz.

    ‘’GÜLÜMSE’’

    Dikenlerin elbette var ve olmalı. Ama gül isen, önce gülen yüzünü göster...

    ‘’GÜLÜMSE’’

    Sen ‘’farkını’’ göstermek istiyorsan sıradan insanlardan; gülümsemen yeter!...

    Gücün, düşünme şeklin ve olumlu yapın gözükecek gülümserken yüzünde.

    İnsanların içi yüzlerinden okunur...

    Ve içine göre değil, yüzüne göre davranılır sana!

    Farkını göster, herkes somurturken; ‘’Kar hepimizin üzerine yağıyor ama ben gülümseyebiliyorum...’’

    Çevrende güleryüzlü birini görsen sen de ona tebessüm ederdin değil mi?

    ‘’GÜLÜMSE’’

    İnsanlar hazır aslında gülümsemeye, kucaklaşmaya; bir kıvılcım bekliyorlar...

    Ama herkes bekliyor!

    Ödül olmanın ‘’Ödülünü’’ sun kendine, insanlara tebessümünü sunarak...

    Ve bu onuru ‘’Yüzünde’’ taşı.

    ’’GÜLÜMSE’’

    7 YorumYorum yaz!Bağlantı

    28.2.2006 -

    Merhaba arkadaşlar. Bir haftadır aşırı bir yoğunluk yaşıyorum işyerinde , o yüzden bloga uğrayamaz oldum. En kısa zamanda sevgili blogcu arkadaşlarımın sayfalarını gezmek için can atıyorum. Bir haftadır ne oldu ne bitti hiç bir şeyden haberdar değilim maalesef. Bu haftayı da atlatınca biraz rahatlarım diye düşünüyorum , beni birazcık daha idare edersiniz dimi:) Ben yokken bile arada uğrayıp selam bırakan, halimi hatırımı soranlar  hepinize çok teşekkürler, gayet iyiyim , zaman darlığından başka hiçbir sorunum  yok. İşler rayına oturduğunda zaman sorununuda halledeceğim inşallah. Hepiniz kendinize çok iyi bakın.Sevgiyle kalın.

    5 YorumYorum yaz!Bağlantı

    21.2.2006 - Kargalara Haksızlık Etmeyelim

    Geçen yüzyılın tanınmış konuışmacılarından ve ilk kadın hakları savunucularından ABD'li Henry Ward Beecher ( 1813 - 87 ) iyi bir konuşmacı olduğu kadar yerine göre şakacıda olabiliyordu. En parlak konuşmalarından birini, haksız yere kötülenen kargayı savunmak için kaleme almıştı. Beecher karga hakkında şunları söylüyordu:

    Aleyhinde tüm söylenenlere karşın kargaya sempati beslememiz< gerekir. Ne de olsa bizlere çok benzer.

    Tembeldir; aynen insanlar gibi.

    Kendinden zayıf olanları kullanmaya, onlardan yararlanmaya bayılır. İnsanlarda öyle değilmidir?

    Kurnazdır; bugün yiyemediklerini yarına saklar. Tedbirli olmak yalknız insanoğluna özgü değil ya...

    Yararlı şeyleri güç öğrendiği halde, her türlü hileyi ve entrikayıçok çabuk beller; tıpkı yaramaz çocuklar gibi...

    Kendi rengini tüm renklerden daha çok beğenir, kendi sesini dinlemeye bayılır bunlar da insanoğlunun niteliklerindendir.

    Yerine bir başkasını çalıştırmanın yolunu bulabilirse, asla çalışmaya yanaşmaz.İnsana en çok benzeyen yanıda budur zaten...

    Kendi hemcinsleri dışında tüm canlılarla savaş durumundadır. Bu bakımdan üstün olduğu yadsınabilir mi?

    Eline ne geçerse yer. Karnı tokken, aç olduğu anlara oranşla daha az zararlıdır. Bu bakımdan ise, insanoğluna benzediği söylenebilir mi?

    Öyleyse insanların kargalkarı küçük görmesine hiç şaşmamalı. Kanatlarını çıkarın, ayaklarına pantolon geçirin, ortalamanın biraz üzerinde bir insan olup çıkıverirler karşınıza.

    İnsanlara kanat takın,zekalarını biraz arttırın, içlerinden ancak bir kaçı karganın düzeyine erişebilir.

     

    James Dunlop - The Wild Life ( Bütün Dünya -Şubat 1999 )

    9 YorumYorum yaz!Bağlantı

    <- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

    Hakkımda

    Links

    Ana Sayfa
    Profilim
    Arşiv
    Arkadaşlarım
    e-posta

    Arkadaşlarım

    BibiS
    shekkercik
    adfun11
    tuense
    acar6
    tuva
    raciegi
    caglar
    Sametle
    Arifce
    brcdesign
    stnacar
    blackmezig
    SAKASU
    twesty
    bassak
    duha
    anesa1
    ikizler
    konjenital
    mehtapligeceler
    yavuz999
    Ozdemir
    klap
    denizsonmez01
    sapphire
    mozsarac
    zelis
    haticane
    MirkaNurka
    memnunca
    kelebek
    yasemen05